Sevgili çocuklar, büyüklerimizin anlattığı o eski günlerde, evlerimizde Arçelik markalı beyaz eşyalar vardı. Şimdi size, dedenizden kalma bir anıyı anlatayım:
Dede anlatır:
“Vakti zamanında, Özdemir Mahallesi’nde hava buz gibi olurdu. Annelerimiz, ninelerimiz Arçelik buzdolabını tıka basa doldururdu. Kışlık erzak, turşular, reçeller… Her şey mis gibi saklanırdı. Sonra bir gün, buzdolabımız 'cırt' diye ses çıkardı, soğutmamaya başladı! Bizim hanım telaşlandı, 'Dede, ne yapacağız?' diye sordu. Ben de hemen tamirci çağırdım. İşte o tamirci, bizim mahallenin en iyisiydi, hemencecik geldi, buzdolabımızı tamir etti. O zamanlar, her şey daha bir güzeldi. Şimdi de aynı özeni gösteren ustalar var, merak etmeyin!”
Nene devam eder:
“O zamanlar, çamaşırlarımızı Arçelik çamaşır makineleri yıkardı. Şimdi ki gibi her şey otomatik değildi ama makinelerimiz çok çalışırdı. Bir gün, makinemiz çalışmayı kesti. Ama hemen tamir ettirdik, yine çalışmaya başladı. O zamanlar, güvenmek önemliydi. Şimdi de güvenebileceğiniz ustalar var, tıpkı dedeniz gibi!”
Unutmayın çocuklar, her eşyanın bir ömrü var. Ama iyi bakıldığında, uzun yıllar size hizmet edebilir. Biz de Özdemir Mahallesi'nde Arçelik cihazlarınızın ömrünü uzatmak için buradayız!